Euro Terörden Neden Etkilenmeyecek?

BK Asset Management Forex Stratejisi Genel Müdürü Kathy Lien

Kamuoyu ve yatırımcılar bu sabah Brüksel’de geçekleştirilen yıkıcı terör saldırılarından kötü etkilendiler. Bu gibi olaylar her zaman yatırımcıların soru sormadan önce satış yapmalarına yol açar, bu da bugün Euro ve ABD hisselerinin neden düşük olduğunu gösteriyor. Paris saldırılarından aylar geçtiği için yatırımcılar rahatlamışlardı ancak bugünkü olaylar bu yıl Avrupa’nın karşılaştığı en büyük riskleri kötü bir şekilde hatırlattı. Arka arkaya daha fazla terör olayı olursa, piyasa hissiyatını değiştirebilecek ve hisseler ile dövizlerde zirvelere yol açabilecek türde bir olayla karşı karşıyayız.
2015 yılının Kasım ve Ocak ayında gördüğümüz gibi, yatırımcılar teröristlerin kendilerini uzun süre korkutmalarına müsaade etmiyor. Kasım ayındaki saldırılardan sonra Euro yalnızca 3 sent düştü. Ocak ayındaki Charlie Hebdo saldırılarının ardından, EUR/USD yalnızca 1 sent düştü. Sonrasında çöktü ancak bunun sebebi yatırımcıların Avrupa Merkez Bankası’nın parasal genişleme programına yönelik pozisyon almalarıydı. Merkez bankası beklentileri Euro’ya dair görünümü 2015’ten farklı kılan etken. Kimse merkez bankasının bu ay başında sert önlemler almasının ardından saldırı sonrası bir tepki vermesini beklemiyor ve bunun anlamı Euro’daki kayıpların sınırlı kalması. Avrupa verileri olumluya dönmeye yeni başlıyor ve EUR/USD paritesindeki herhangi bir geri çekilme 1,1050 ile sınırlı kalmalı. Avrupa Satın Alma Müdürleri Endeks raporları erken yayınlandılar ve hizmet ile üretim faaliyetlerinde ilerleme kaydettiler. Yatırımcı güveni zayıflamışsa da, Alman ticari güveni yükseldi, bu da Avrupa merkez Bankası’nın çabalarının karşılığını aldığına işaret ediyor.
Üst üste ikinci gün, Sterlin en kötü performans sergileyen döviz oldu. Zayıflığın bir kısmı riskten kaçınma dolayısıylaydı ancak zayıf ekonomi verileri düşüşte çok etkili oldu. Tüketici fiyatları Şubat ayında beklenen %0,2’den daha az büyüme kaydetti. Bu ufak artış önceki yıla göre oranı %0,3’te sabit tuttu. Üretici fiyat artışı da girdi seviyesinde yavaşladı ancak TÜFE daha önemli. Enflasyon merkez bankasının %2 hedefinin çok altında ve önceki yıla göre oran bile %1,2 seviyesinde. Petrol fiyatlarındaki son artışın düşüşün bir kısmını yavaşlatmış olması gerekirken, bu seviyedeki enflasyon artışı İngiltere Merkez Bankası’nı yakın zamanda faiz artırmaktan alıkoyacaktır. Öte yandan Brexit riski büyüyor. Maliye Bakanı Osborne ve Londra Belediye Başkanı Johnson Çarşamba ve Perşembe günü parlamentoda Brexit’in maliyeti üzerine konuşuyor olacaklar ve konu başlıklarının Sterlin’e yardımcı olmasını beklemiyoruz.
Amerikan doları bugün bütün majör dövizler karşısında yüksekten işlem gördü, iki istisna Kanada ve Avustralya doları oldu. Bugün ikincil nitelikli Amerikan raporlarından, Richmon bölgesindeki üretim faaliyeti ve konut fiyatlarındaki artışla birlikte karışıktı. Markit Economics’e göre, üretim faaliyeti ülke çapında daha hızlı bir büyüme kaydetti ancak bu da ekonomistlerin beklentilerinin altındaydı. Bu hafta pek çok Amerikan ekonomi raporu yayınlanacak olmakla birlikte, ABD verileri Dolar akışlarında esas etken olmayacak. Bunun yerine risk açlığı ve Fed açıklamaları daha fazla etki yapacaklar.
USD/CAD paritesinde bugün görülen düşüşle bile, parite 1,3000 seviyesi üzerinde kaldı. Pazartesi günü varil başına 40 Dolar seviyesini geçtikten sonra petrol artışını korudu. Petrolde bir zirve bekliyoruz ancak şimdiki direnç seviyesi varil başına 43 Dolara yakın. USD/CAD bir dip seviyesine yakın ancak EIA raporu stoklarda büyük bir düşüş kaydederse başka dip seviyesi testleri gelebilir. Yüksek stoklarsa petrol fiyatlarını tepetaklak edip USD/CAD paritesini 1,31 üzerine çıkarabilir.
Öte yandan sürekli yan yana yürüyen Avustralya ve Yeni Zelanda dolarları arasında büyük bir ayrışma vardı. AUD bugün Amerikan doları karşısında artış gösteren birkaç dövizden biriyken, Yeni Zelanda doları değer kaybetti. Altın fiyatlarındaki artış her iki dövize de yardımcı olmuş olmalı ancak AUD geçen geceki Avustralya Merkez Bankası açıklamalarından ek bir doping sağlamış oldu. Oyuncular merkez bankası başkanı Stevens’ın dövizi düşürmek için hazırlanmış bir konuşma yapmasını bekliyorlardı ancak böyle olmadı. Stevens’ın bütün söylediği para birimlerinin kendi kendisinin önüne geçebileceği riskinin olduğuydu. Stevens ayrıca aşağı yönlü ciddi bir trend olduğu takdirde parasal genişleme için biraz daha yer olduğuna dikkat çekti ancak bunu yapmak için çok acele etmiyor gibiler. Bu -görece- tarafsız açıklamalar Yeni Zelanda Merkez Bankası’nın parasal genişlemeden yana tavrıyla tezat oluşturuyor ve bu da AUD ve NZD arasındaki büyük ayrışmanın sebebini bize gösterir nitelikte.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder